10 Ocak 2009 Cumartesi
DOKUNAN DENİZ
"Dip benim için fiziki anlamda denizlerin dibi değil yalnızca. İnsanın bilmediği ya da anlatamadığı, anlaşılamayan derinliği aynı zamanda. Tezgahın başına oturduğumda salt fotoğraflarla belgelenmiş bir dünya değil beni harekete geçiren. Tam aksine düşlerimin karşılığını bulduğu bir dünyaya yolculuk... Bir yaratım süreci… Aslında yaşamda hep güvende olmak istiyoruz. Oysa başarmak için risk almak gerekiyor. Kaybetme ihtimaline rağmen yola çıkıyoruz tutkularımızın peşinde. Umutla... Aslında her amaçta bir "umut" var, olmalı... Benim için umut yeniden yola çıkışı besleyen masmavi sular. Gerekiyorsa en korkutucu derinlik olma pahasına, orada dinlenmeyi başarmak, güç toplamak ve daha güçlü olarak yüzeye çıkmak... Zaman zaman nerede olduğumu, nereye gitmek istediğimi sormuşumdur kendime. Yanıtım hep koyu mavi derinliklerdeki dip oldu. En güzel anılarım, en güzel hayallerim beni "dip" le doyurdu... Derin mavi dip, yeri geldi yalnızlığımı, yeri geldi olgunluğumu gösterdi bana. Ve bu gün dip, en sevdiğimin adı, en güçlü halimin tasviri oldu... "Dip" her inişimizde yeni bilgiler edindiğimiz, gözlemler yaparak, biraz daha büyüyerek yukarı çıktığımız bir metafor aslında... Yaptığım tasarımlarda da hep bu defalarca, yeniden yakalanmış ya da keşfedilmiş huzur ve umut var. Ve kullandığım iplerle denizin altındaki o güzel dünyanın renklerine metaforlarla ulaşmak istedim. Yosunlarıyla, balıklarıyla, dinginliğiyle, keşfetmenin tadına varmak istedim..."
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder