24 Ekim 2010 Pazar

3 . Uluslararası Deniz Kültürü Festivali

FESTİVALİN AMACI
Amacımız; III. Uluslararası Deniz Kültürü Festivali ile denizciliğin ekonomi, teknoloji, turizm, güvenlik, tarih, sanat gibi ilgili tüm boyutlarını “Deniz Kültürü” kavramıyla birleştirmektir. Denizciliği bütün boyutlarıyla ele almak; farklı uluslara, dinlere ve dillere bölünmüş insanların aynı dille konuşabilme, kendileriyle ve başkalarıyla olan ilişkilerini anlayabilme çabalarının en iyi yollarından biri olacaktır. Çünkü suya ilk tahta salı indirdiğimiz günden beri oluşturduğumuz ortak kültür, tarihi küreselleşmenin de miladı olmuştur. Denizciler; tarih boyunca tüm farklılıklarına ve coğrafi dağınıklıklarına karşın, insanlığı birleştirmenin öncüsü olmuşlardır.

Deniz Kültürü insanlığın ortak malıdır
Deniz, ona açılanları ortak deniz kültürü içine; aynı tasada, aynı kıvançta, aynı yazgıda ve aynı dilde buluşturdu. Denizciler birbirlerinin dilini anlamasa da denizlerle aynı dille konuştular. Bu kültür tüm insanlığın ortak malıdır. Denizlerde var olan, keşfettiğimiz her şeyin birikmiş bilgisi, ortak denizlerde birlikte yaşadıklarımızın birikimi, tarih bilincidir.





Stand Hazırlıkları








3. Uluslararası Deniz Kültürü Festivalinde yapılan gösteriler, katılımcıların ilgisini çekti.







Stand görüntüleri








Deniz Kültürü Festivalini ziyarete gelen arkadaşlarım,
Şerif Kino ve Fahir Kuzu

HEDEF
Hedefimiz; bu perspektifle uluslararası bir deniz kültürü haftasını, kültür ve denizcilik ile ilgili devlet bakanlıkları, medya ve basın kuruluşları, denizcilik sektörü, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, aydın ve sanatçılar, denize tutkun tüm vatandaşlarımızla birlikte organize etmek için herkesi bir araya getirmektir. Dünyadan ve AB’den akademisyen, sanatçı, sporcu, bürokrat, işadamı, amatör denizcilerin de katılacağı festivalde Kaptan Cousteau’nun efsane ekibi de aramızda olacak. Bu organizasyonu tüm deniz dostlarına yakışır şekilde hayata geçirerek festivalimizin üçüncüsünü gerçekleştirdiğimizde; geleneksel hale getirdiğimiz bu festivalle ülkemizdeki deniz sevgisini ve bilincini yükseltecek, Türk denizciliğini dünyaya tanıtacak, dünya denizciliği ile bütünleştirmek yolunda önemli adımlar atacak, denizlerimizin daha fazla kullanılmasını
sağlamayı hedefliyoruz.



21 Eylül 2010 Salı

EV VE TARİH ARASINDA- Sabancı Müzesi

(IIC) Uluslararası Tarihi veSanatsal Yapıları Koruma Enstitüsü
IIC 2008' de modern dünyada ortaya çıkan konuların kültürel mirasının korunmasıyla ilişkisini inceleyen bir etkinlikler dizisi olan YENİ YÜZYIL DİYALOGLARI girişimini başlattı.
"Ev ve Tarih arasında yaşayan tarihi yerlerin korunması ve geliştirilmesi arasındaki ortak alanın yönetimi"
" Ev ve tarih arasında" başlıklı toplantı, gelişme, soylulaştırma ve yenileme baskılarının, aynı zamanda yaşayan toplulukların evinde olmuş olan, tarihi değer taşıyan yerleri koruma arzularımıza meydan okumasından doğan çatışmaları inceledi.
Eğer bir yer, hem tarihi bir anı, hem de bir ev olarak değer taşıyorsa, bu değerlerin hepsi birden nasıl korunabilir? Tarihi önemi olan bir mahalleyi, ilçeyi, veya bölgeyi koruduğumuzda, neyi korumuş olyoruz? Acaba tek derdimiz anıları harekete geçirmeye yarayan maddi kalıntıları korumak mı, yoksa daha fazlası mı?Evin dinamik işlevi,bu koruma planının neresinde yer bulur? Sürdürdüğü yaşam tarzıyla oradaki topluluk, bir yerin korunmasına nasıl dahil edilebilir?

6- Mayıs -2009 da Hafriyatda açılan "Sulukleyi yıktılar, Darbukamı kırdılar" sergisinde hazırladığımız Yas Ağacı

Sulukule fotoğrafları- sergi hazırlığı




"Yas Ağacı iki" hazırlık aşamamız





O, dilekti ,umuttu....Umudu yok etiler.
Çığlık seslerinden, siyaha büründü dilekler.



KONFERANS VE SERGİ BAŞLIYOR
....